Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyanın olduğu gibi, ülkemizin de en önemli sağlık sorunlarının başında yer alıyor. Türkiye'de, organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar, uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatlarını kısa süre içinde kaybediyorlar.
Nakil yapılabilen organ ve dokular; böbrek, karaciğer,kalp,akciğer,pankreas ve ince bağırsak, kalp kapağı,kornea,kemik iliği ve deridir.
İleri kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda sağlıklı bir yaşam sadece organ nakli ile mümkündür. Bugün ülkemizde böbrek bekleyen yaklaşık 40 bin böbrek hastası bulunmaktadır ve bu hastalar potansiyel böbrek bekleyen hastalardır. Diyaliz böbrek hastaları için yardımcı bir tedavi şeklidir. Ancak kalp, karaciğer hastalarının diyaliz gibi bir yardımcı tedavi olanakları da yoktur. Ülkemizde organ bağışları henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Bu nedenle organ bağışının yaygınlaştırılması gereklidir.
Organ Bağışı nasıl yapılır?
18 veya üstünde bir yaşta olup akli dengesi yerinde olan herkes, Sağlık Müdürlükleri veya hastanelere başvurarak, beklenmedik ölümleri halinde organlarını bağışladığına dair bir belgeyi iki tanık önünde doldurup, doku ve organ bağış belgesi alabilir.
Ayrıca organ bağışınızı yakınlarınıza da bildirmeniz tavsiye edilir. Cebinden kart bile çıksa, yakınlarının karşı çıkması halinde, vefat edenin organları alınamaz. Vefat edenin henüz bilinçliyken organ bağışına yönelik olumlu bir açıklaması olmaması halinde, onun yerine akrabalarının organ bağışı konusunda karar vermeleri istenmektedir. Vefat edenin, organ bağışına yönelik yazılı rızası bulunması durumunda, akrabalarına bu konu hakkında bilgi verilebilir.
Organ bağışı için sanıldığı gibi uzun bir brokratik işlem yoktur. Organ bağış senedi imzalandıktan sonra organ bağış kartı doldurulur ve bağış yapan kişiye verilir.
Prosedür nasıl işliyor?
Türkiye'de "Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında 2238 Sayılı Kanun" yürürlükte. Bu yasa çerçevesinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı, Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi Ankara ilinde, Bölge Koordinasyon Merkezleri de; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Kayseri illerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Ülke genelinde 'kadavra donör' (verici) tespit edildiğinde, görevli organ nakli koordinatörleri bu bilgiyi 'Ulusal Koordinasyon Merkezi'ne bildiriyor. Bu merkez, ilgili mevzuata uygun olarak organların nakil merkezlerine dağıtımını sağlıyor.
Şu anki uygulamada organ nakli için beyin ölümü kararını dört uzmanlık dalı; nöroloji, kardiyoloji, anestezi ve beyin cerrahi veriyor. Yasaya göre bu hekimlerin, organı alacak hastanın sürekli hekimi ve organ nakli yapacak ekipten tamamen farklı kişiler olması gerekiyor.
Avrupa'da ve ABD'de ise, beyin ölümü kararını bir anestezi uzmanı ile bir nörolog alıyor.
Sağlık Bakanlığı organ bağışında yaşanan sorunu çözmek için, bir kanun tasarısı hazırladı. Yeni tasarı aynen yasalaşırsa, Türkiye'de de, iki hekimin onayı, beyin ölümü tanısının konması için yeterli olacak.
Organ Bağışı dinen caiz midir?
Evet. Tüm Semavi dinler gibi, İslam'da da bu yönde onaylayıcı ve teşvik edici kararlar bulunmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6.3.1980 tarih 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir.
Kararın sonuç bölümü şöyledir:
"Yurdumuz dışında, çeşitli islam ülkelerinin yetkili kişilerce de aynı yolda fetvalar verildiği bilinmektedir. Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.
- Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, mesleki ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,
- Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,
- Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı anda ölmüş olması,
- Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,
- Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
- Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir."